NASIL BIR ISLAM! KIMLIK?

"Ben kimim,  niçin varım, neyi hedefliyorum?" gibi insanin varoluşuna tekabül eden temel sorulara verdiğimiz cevaplar bütünü ile bir kimlik tanımlaması yaparız. Evrene, hayata, insanlara ilişkin temel kabullerimiz ve bu çerçeve içinde kendimize biçtigimiz misyon, kimliğimizi oluşturur. Kimliğimiz bir yönüyle bizi, temel kabullerimiz noktasında ortaklaştığımız insanlarla birlikteliğe, paylaşmaya sevk ederken, diğer taraftan da bizi başkalarından ayırır, farklılaştırır. Müslümanlar olarak sahip olmamız gereken kimliğimiz bizi silik, edilgen, sıradan bir canlılar topluluğu olmaktan çıkarıp, izzet ve sorumluluk sahibi bir ümmet olma bilincine eriştirir. Bize insanlar için çıkarılmış hayırlı bir "örnek toplum" olma vasfı kazandırır. Hayatın ve ölümün anlamını ve amacını öğretir. (De ki: "Şüphesiz benim namazım. ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir" (En'am, 6/162)).

Yeryüzünün bütününde olduğu gibi, üzerinde yaşadığımız topraklarda da Müslümanların öncelikli hedefi, ilahlık iddiasındaki zorba güçlerin zulme ve baskıya dayanan otoritelerinin sarsılması ve hükmün yalnızca Allah'ın olduğu akidesinin fiilen gerçekleştirilmesidir. Bu zorlu ve kesintisiz bir mücadele demektir. İslami bir kimlik sahibi olmak, bu mücadeleyi yüklenme iddiasında olanların taşımaları gereken özelliklerin en başında yer alır.

                   Mücadelenin sonuç vermesi, başarılı olabilmesi ve her şeyden daha da önemlisi, Rabbimizin razı olacağı bir seyir izlemesi için, en önemli ve zorlu mesele saf ve katışıksız bir İslami kimlikle mücadele sahasında yer alabilmektir. İslami mücadele, ancak eksiksiz ve fazlasız bir İslami kimlikle mümkündür. Bunun içinse, hem tağuti sistemin kurumları, kuralları, yönlendirmeleri ve dayatmalarından bağımsız, hem de toplumun ve geleneğin cahili etki ve kalıplarından, uzlaşmacı, sentezci anlayış ve pratiklerden arınmış, yalnızca Kur’an’ı kendisine ölçü ve rehber edinmiş olmak gerekir.