a) İç eğitim:

İslami birliktelik, öncelikle İslami kimlik sorununu çözmüş olmayı gerektirir. İslami kimlik meselesini ye­terince halledememiş beraberliklerin varlığı; yüzeysel, duygusal, kendiliğindenci ve "çoğu zaman da ilkesiz tavırlara dayanır. Hakikatin şahitliğini yapacak loko­motif konumundaki bir yapı, vahyi bilgi ve sahih ilke­ler temelinde yükselebilir. Fakat mevcut İslami olu­şumlar, taşıdıkları İslami duyarlılık ve direniş ruhu­nun ötesinde, düşünsel ve yapısal sorunlarını, genellikle Kur'an'ı merkeze alarak çözebilmiş, elemanlarını ilkesel bir katılıma sevk edebilmiş değillerdir.

İslami oluşumlar veya yapılar öncelikle şu konular ve sorunlarla ilgili olarak Kur'an merkezli cevaplar ve çözümler üretmelidir: Kur'an'dan nasıl yararlanacağız, Kur'an bize nasıl bir hedef gösteriyor, itikadi konulara nasıl yaklaşacağız, Hz. Muhammed'in konumunu nasıl kavrayacağız, yaşadığımız toplumu ve egemen sistemi nasıl değerlendireceğiz, kendi koşullarımıza tekabül e-den bir mücadele yöntemini nasıl belirleyeceğiz ve bir­likteliğimiz hangi esaslara dayanacaktır? Ayrıca İsla­mi mücadele kadrolarının birlikteliğin iç işleyişiyle, yaşadığımız toplumda ailevi, sosyal, ekonomik vd. iliş­kilerimizle, sistem karşısındaki fiili sorunlarla ilgili "ilmihal" fonksiyonuna sahip vahyi ölçüleri temel edin­miş prensiplere ihtiyaçları vardır. Kadrolar, karşılaş­tıkları sorunlarla Kur'an arasında bağ kurarak, problemleri çözümleyebilecek bir yeterlilikle yetişmelidirler. Ve unutulmamalıdır ki, İslami eğitim, soyut ve ha­yattan kopuk bir çaba değil, mücadele içinde devam edecek olan sürekli bir faaliyettir.

Mücadele içerisinde rol üstlenmiş olan insanla?, hem topluma egemen olan göreneksel işleyişin, hem de siyasal sistemin dışlayıcı veya çözücü tepkileri ile karşılaşacaklardır. Bu tepkilere" karşı direnebilmek ise, güçlü ve hayatımızı olabildiğince kuşatan bir nefis terbiyesini ve dayanışmayı gerekli kılmaktadır. Ancak bu terbiye ve dayanışma, Rabbimizin "kirlilik" olarak işaret ettiği şeylerden hicret edebilmemizi sağlayabilir (Kirlilikten hicret et. (Müddessir,74/5). Muvahhid insanlar olarak hayatın dışında ol­mayı ifade eden mistik ve münzevi bir hayatı seçe­meyeceğimize göre, bu hayat alanında var olarak, ama ıslahatı görev belleyen bir çizgiyi diri tutmamız gerek­mektedir. Bu eylemliliği ve diriliği hayatımızın her alanına hâkim kılmak için hem gece namazı veya çalışmaları gibi "enfusi" olarak zenginleştirici ibadet­ler ve toplumsal alandaki şahitliklerle nefis terbiye­mizi ikâme etmek, hem de kurumsallaşmış tağuti işleyişe karşı bir iç dayanışma bilinci oluşturmak durumundayız. Birbirimizi ziyaret etmek, aile ilişkiler­imizi güçlendirmek ve ekonomik olarak birbirimizi desteklemek gibi kendimizle hemhal olucu bir dayanışma, bireyci bir kimlikle insanları yozlaştıran ve güçsüzleştiren modern şirkin işleyişine karşı bizleri güçlendirecektir. Topyekün bir kurtuluş için, sürekliliği olan bu tür dayanışmalarla mevzi açılımlar sağlamak ve her mevzi kazanımı diğerleri ile bütün­leştiren kurumsal bir kimliğin şahitliğini ikâme et­mek, ertelenemez sorumluluklarımız olarak algılan­malıdır.