İMAN EYLEM

İslam, hayatın bütününü kuşatan evrensel bir din­dir. O, üretilmiş olan tüm maddi veya metafizik eği­limli dünya görüşlerine (dinlere) galebe çalıncaya ka­dar yaşayacak ve tekrarlanacak olan Rabbani bir çağ­rıdır (Resullerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (Saff, 61/9)). İslam, insanlığı gerek zihni açmazlarından, ge­rekse ameli sorunlarının karanlığından aydınlığa ulaş­tırmanın çağrısıdır. İslam, insanlara alemlerin yaratı­cısı olan Rabbîmiz katından iletilmiştir. İletilen bu çağrının insanlara taşıyıcıları ise hidayet üzere seçilen resuller olmuştur. Ve son peygamber Hz. Muhammed (a) ise kendisine Rabbimiz katından vahiy edilen Kur'an'ı hidayet rehberi olarak bizlere aktarmıştır. ("...Size. sarıldığınız, sürece asla dalâlete düşmeyeceğiniz bir şey bırakmış bu­lunuyorum: Allah'ın Kitab'ı." (Müslim, Hac.147; Ibn Mace, Menasık. 292))  Kur'an, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkartmak ve Allah'ın yoluna iletmek için indirilmiş bir Kitap'tır. Dolayısıyla insanlık için dinin veya hidayet bilgisinin kesin ve mutlak kaynağı Kur an'dır.

Kur'an'ın temel çağrısı, kesin inanç ve bağlılık ge­rektiren itikadı bir temele dayanır. Ancak bu temele sıkı sıkıya bağlanıldığında Kur'an'ın mesajı akıl edilmiş.

ve İslam yaşanmış olur. Bu temel "Kelime-i Tevhid"; yani Allah'ın tek ilah olduğunun bilinmesi ve gereğin­ce amel edilmesidir. Rabbimiz "Allah'tan başka ilah ol­madığına" inanmamızı bize emreder (Muhammed, 47/19). Tevhid inancı; yaratma, hüküm koyma, gaybı bilme konularında ve yaşamın tüm alanlarında Rabbimizin otoritesine baş-kaldıran veya O'nun otoritesine ortak olmaya kalkışan tuğyan içindeki tüm beşeri veya beşer üstü güçlere "hayır" (La) deyip; kullara kul olmayı reddederek kul­luğumuzu (ibadetimizi) ancak Allah'a has kılmanın bi­lincine ermektir. Hz. Muhammed tebliğinin ilk safha­sında "La İlahe İllallah" (Müzemmil, 73/9) şiarının ilk "şahid"i (Hiç şüphesiz biz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik... (Müzzemmil, 73/15)) olmuş­tu. O, İslam'a ilk çağrısına da Rabbimizi tekbir ederek başlamıştı. Zaten Kur'an, Rabbimizin tek ilah olduğu­nun bilinmesi, akıl sahiplerinin öğüt alması ve uyarıl­maları için iletilmiş bir tebliği (işte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, Allah'ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir tebliğdir, (ibrahim, 14/52)) değil midir?